DİKİLİ BELEDİYE BAŞKANI’NA SORUYORUM.
Değerli Okuyucularım,
Bilindiği üzere 29 Mart 2009 tarihinde yapılan yerel seçimlerin üzerinden tam
16 aylık bir süre geçti.Bizler bu geçen zaman içerisinde ilçemizi ilgilendiren konularda
neler yapıldığının ya da yapılamadığının sorgulamasını yapmak zorundayız.Dikili
Belediye Başkanlığı bu konuda bugüne kadar herhangi bir bilgilendirme yapmamış ve
yapmaya da niyetli görünmemektedir.Dikili Belediye Başkanı Osman Nuri Özgüven
başlayan,biten, başlayacak olan tüm projelerle ilgili,yapılacak olan çalışmalarla ilgili,
yapılmakta olan işlerle ilgili olarak halkımızı maalesef bilgilendirmemekte ve görevini
unutmuş görünmektedir.Hatırlanacağı gibi,Başkan Özgüven seçimden önce birtakım
vaatlerde bulunmuş ve bunları gerçekleştireceğini söylemiştir.Her mahalleye bir ekmek
fırını,her eve damacana su dağıtmak,öğrencilerimize her gün süt dağıtmak,yeni bir
Belediye Sarayı inşa etmek,daha çağdaş ve yaşanabilir bir Dikili yaratmak,bu sözlerden
bazılarıdır.Ancak gelinen noktada tüm bu verilen sözlerle ilgili herhangi bir çalışma
yapılmadığı gibi yaz sezonunun başlamasıyla sorunlar daha da artmış,yıllardır
çözülmeyen sorunlar içinden çıkılmaz hale gelmiştir.İlçemizde büyük bir sorun haline
gelen otopark sorunu hakkında hiçbir çalışma yapmayan,hiçbir düzenleme yapmayan,
iki belediye görevlisinin sırtına otopark görevlisi yazarak otopark ücreti toplamaya
çalışan Belediye Başkanı acaba çözüm bulduğunu mu zannetmektedir?Bu eğer bir
çözüm ise daha önce niçin yapılmamıştır?İnsanlarımıza bir park yeri bile göstermeden
zaten güç bela neredeyse üst üste park etmek zorunda kalan araçlara park ücreti
ödettirmek sanırım ancak Belediye Başkanı’nın sözünü ettiği Sosyal Belediyecilik
uygulamalarından biridir.Dikili Belediye Başkanı’na Dikili halkı adına soruyorum;
Jeotermal abonelerine 6 aylık olan ödeme şeklini,sıcak su yaz kış akacak
diyerek 12 aya çıkarıp,daha sonra da bakım bahanesiyle kapatmak,ancak ücreti akmayan
sıcak su üzerinden almaya devam etmek ne tür bir Sosyal Belediyecilik örneğidir?Hem
Dikili’de su bedava diyeceksiniz hem de akmayan sıcak suyun parasını almaya devam
edeceksiniz.Abonelerimizi bu konuda uyarıyor ve haklarını aramaya davet ediyorum.
Geçtiğimiz günlerde Dikili Atatürk Meydanı’na bir Atatürk Heykeli getirilmiş
ve Dikili Belediye Başkanı tarafından önüne bir yazı asılarak eski heykelin yoldan geçen
kamyonların yarattığı titreşimden dolayı zaten yıpranmış olması sebebiyle yenisiyle
değiştirileceği açıklanmıştır.Ayrıca heykelin önüne bir masa konularak bir sözde öneri
defteri açılmıştır.Buradan soruyorum.Eğer mevcut heykelimiz değiştirilecek kadar çok
yıprandıysa 2 yıl önce niçin dışarıdan bir heykeltıraş tanıdığını getirerek tamir adıyla
belediye kasasından yüklü bir miktar para ödedin?Bu miktarın 25.000 TL.olduğu doğru
mudur?Eğer doğru ise 2 yıl sonra değişecek bir heykel için bu kadar para ödemek
görevini kötüye kullanmak değil midir?Bu yeni getirttiğin heykel bir anda nereye
kaybolmuştur?Biz şikayet edeceğimizi söyleyince bir anda apar topar götürülmüş
müdür?Heykelin önüne masa üzerine koyduğun öneri defterine halkımızın yazdığı
düşünceleri açıklamaya cesaretin var mı?Sosyal Belediyecilik 2 yıl önce bir tamir
karşılığında bu kadar para ödeyip 2 yıl sonra heykeli kaldırmak mıdır?
Dikili Belediye Başkanı daha önce defalarca televizyon kanallarında 50-60 yıl
yetecek kadar suyumuz var demiştir.”Su yaşam hakkıdır” diye sık sık diline dolamakta,
suyun ücretsiz olduğunu her fırsatta söylemektedir.Eğer su yaşam hakkıysa,50-60 yıl
yetecek kadar suyumuz varsa,sularımızı her gün neden kesmektedir?Her gün su kesintisi
acaba ülkemizin başka bir yerinde var mıdır?Bu durum işbilmemezlik,beceriksizlik
değil midir?Eğer televizyon kanallarına çıkacağı kadar işinin başında dursaydı belki
bugün bu olumsuzluklar yaşanmazdı.
Yine 31 Mart 2010 tarihinde sonuçlanan davalar sonunda Dikili Belediye
Başkanı Osman Nuri Özgüven 2 ayrı davadan “ihaleye fesat karıştırma”suçundan
toplam 8 yıl 4 ay hapis cezası almıştır.Bilindiği üzere Aydın İli Didim İlçesi Belediye
Başkanı Mümin Kamacı önceki günlerde 3’ü ağır cezada olmak üzere toplam 23 dosyası
bulunduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınmıştır.Sayın Özgüven
acaba İçişleri Bakanlığı bu konuda aynı uygulamayı yapmadan önce kendisi gereğini
yerine getirip istifa etmeyi düşünmekte midir?Doğru olan bu değil midir?Ceza almış
Belediye Başkanı’nın görevinin başında kalmaya devam etmesi ne derece doğru ve
etikdir?Halkımız arasında cezalardan kurtulmak ve dokunulmazlık zırhına kavuşmak
için milletvekili adayı olmaya çalıştığı konuşulmaktadır?Bu doğru mudur?Yine halkımız
arasında konuşulan bir başka konu ise temyiz aşamasında bulunan sözkonusu dava
dosyalarının temyizde bozulması için ilçemizde bulunan Yargıtay üyelerine ait olduğu
söylenen bir konut kooperatifi ile ilgili birtakım girişimlerde bulunduğu konusudur.
Böyle bir durumun olduğuna inanmak istemiyorum ama bu durum halkımız arasında
sıkça dile getirilmektedir.Bu dedikodular doğru mudur?
Sayın Belediye Başkanı’nın tüm sorduğum sorulara içtenlikle cevap vermesini
umuyor ve bekliyorum.Saygılarımla…
Halis Devecioğlu
Halis Devecioğlu
|